Dergi Ara >>
Yıl:2011; Cilt: 12; Sayı: 2>> Özet
TAM METİN
Anadolu Psikiyatri Dergisi; 2011;12(2):107-113
Anksiyete bozukluğu: Kişilerarası tarz, kendilik algısı ve öfke açısından bir değerlendirme
NH Şahin, AD Batıgün, C Uzun
Başkent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, Ankara
Amaç: Araştırmanın amacı kişilerarası tarz, kendilik algısı, öfke ve anksiyete arasındaki ilişkileri incelemek ve
anksiyeteyi farklı yoğunluklarda yaşayan bireylerde, bu değişkenlerden hangilerinin yaşanan belirtileri yordadığını
araştırmaktır. Yöntem: Anksiyete bozukluğu tanısı konmuş (s=52) ve herhangi bir ruhsal sorunu olmayan bireyler
(s=52); kişilerarası ilişki tarzları, öfke yaşantıları, kendilik algısı, genel belirti düzeyi ve anksiyete belirtileri açısından
karşılaştırılmışlardır. Bu amaçla Kişilerarası İlişki Tarzları Ölçeği, Çok Boyutlu Öfke Envanteri, Sosyal Karşılaştırma
Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri ve Beck Anksiyete Ölçeği kullanılmıştır. Sonuçlar: İstatistiksel analizler
sonucunda anksiyete bozukluğu yaşayan bireylerin daha olumsuz bir kişilerarası ilişki tarzına sahip oldukları,
benlik algılarının daha olumsuz olduğu, daha fazla kişilerarası öfke ve öfkeyle ilintili davranışlar yaşadıkları ve
anksiyete ve genel belirti düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yapılan hiyerarşik regresyon analizi
sonuçlarına göre, kendilik algısının yaşamdan ve kişilerarası ilişkilerden duyulan memnuniyetin hem hafif hem de
ciddi düzeyde anksiyeteyi yordadığı görülmüştür. Kişilerarası ilişkilerden duyulan memnuniyetin, daha ciddi
düzeydeki anksiyete belirtilerini anlamada daha önemli bir rolü olduğu da gözlenmiştir. Tüm bu yordayıcı değişkenlerin
de öfke ve kilişkilerarsı iletişim tarzları ile yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler içinde olduğu saptanmıştır.
Tartışma: Çalışmanın sonuçları anksiyete bozukluğu yaşayan bireylere yönelik olarak yürütülen tedavilerde
yalnız belirtileri azaltmaya yönelik girişimlerin yetersiz kalabileceğini düşündürmektedir. Bu hastalara uygulanacak
olan girişimlere; bireyin kişilerarası ilişkilerini iyileştirmeye ve daha doyumlu kişilerarası ilişkiler kurmasına yardımcı
olabilecek iletişim becerileri, öfke yönetimi ve gevşeme tekniklerine yönelik eğitim programlarının eklenmesi
yararlı olabilir.
Anxiety disorder: a study on interpersonal style, self perception, and anger
Objective: The main purpose of this study is to determine the relationship between interpersonal style, self
concept, and anger in the context of anxiety. Methods: The sample consisted of 52 patients (study group) with
anxiety disorder, diagnosed according to DSM IV, and 52 individuals (comparison group) without a psychiatric
diagnosis. The participants were given a questionnaire with several questions regarding their demographic characteristics
and life circumstances, the Interpersonal Style Scale, the Brief Symptom Inventory, the Multidimensional
Anger Scale, the Social Comparison Scale and the Beck Anxiety Inventory. Results: The analyses revealed that the patients with anxiety disorder had more negative interpersonal style; their self concept was more
negative; they experienced more interpersonal anger and reported more angry behaviors. The regression
analyses showed that self concept, satisfaction with life and satisfaction with interpersonal relationships signifycantly
predicted the anxiety of different intensities, the latter had a greater role in the prediction of more series
anxiety. The analyses also revealed that these predictive variables had strong significant relationships with anger
and interpersonal style. Discussion: These results can be interpreted as an indication of a possible deficiency in
the treatment of anxiety disorders through traditional methods of symptom reduction. Other interventions, such as
training in interpersonal communication skills and anger management skills which might help the patients improve
their social relations can be included within the treatment protocols, along with relaxation techniques.