Dergi Ara >>
Yıl:2006; Cilt: 19; Sayı: 4>> Özet
TAM METİN
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi; 2006;19(4):204-211
Gebelikte Elektrokonvulsiv Terapi: Bir Gözden Geçirme
N Alpay, Ç Karşıdağ
Bakırköy Ruh Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Gebelik, kadının ruhsal, fizyolojik ve sosyal açıdan değişikliklere uğradığı bir dönemdir. Bu dönemdeki ruhsal bozuklukların tedavisi için kullanılacak tedavi yöntemleri de bazı farklılıklar göstermektedir. Hamilelik dönemin­de verilen psikotrop ilaçlar, kullanıldığı gebelik ayına görefetusta değişik yan etkilere neden olmaktadır. Gebe­lik döneminde oluşan çeşitli fizyolojik değişiklikler de ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamiğini etkilemek­tedir. Özellikle ilk üç ayda alınan nöroleptiklerin fetusta teratojen etkilere daha fazla neden olduğu bilinmekte­dir. Hastalık belirtileri şiddetli olduğunda, hasta tedaviye dirençli olduğunda ya da uygulanacak ilaç tedavisi fe­tus için zararlı olma eğilimi taşıdığında EKT tedavisi önemli bir alternatif haline gelmektedir. Gebe kadınlarda bu nedenle EKT, eğitimli bir ekipçe uygulandığı etkin, göreceli olarak güvenle kullanılabilecek bir tedavidir.
Electroconvulsive therapy in pregnancy: A review
Pregnancy is a period in which changes occur in psychological, physiological and social aspects. The treatment methods for psychiatric disorders in this period show some differences. Psychotropic drugs given in pregnancy period may have some side effects trimesters. In this period, various physiological changes also affect drug phar­macokinetics and pharmacodynamics. Particularly neuroleptics, antidepressants and other psychotropic medi­cines taken in first trimester, cause more teratogenic effects in fetus. When symptoms are severe, or in the pres­ence of treatment resistance or medication which is chosen for treatment is potentially harmful for fetus, ECT becomes an important alternative in treatment. In conclusion, if administered by experienced team, ECT is a rel­atively effective and safe treatment.