Dergi Ara >>
Yıl:2019; Cilt: 20; Sayı: 1>> Özet
TAM METİN
Anadolu Psikiyatri Dergisi; 2019;20(1):110-112
Trikotillomani ve travma sonrası stres bozukluğu komorbiditesinde ortak olası genetik etiyoloji: Bir olgu sunumu
HM Aytaç, TD Berkol, Z Özarslan, N Aydın
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, İstanbul
Trichotillomania (TTM) is a psychiatric disorder can be triggered by traumatic events characterized by recurrent hair pulling. The incidence of post-traumatic stress disorder (PTSD) in TTM patients was also significantly higher than in the normal population. It is estimated that serotonergic system, dopaminergic system, hypothalamic-pituitaryadrenal (HPA) axis genes may be related with PTSD and TTM co-occurrence. When the literature is reviewed it is seen that serotonergic system gene especially 5HT-2A gene polymorphism may play an important role as a common possible genetic background in the etiology of posttraumatic stress disorder and trichotillomania. It was also observed that effective results were obtained when agents acting on 5HT-2A receptor were preferred in the treatment. Here, we report a 20-year-old male patient who was diagnosed with TTM and PTSD as a result of traumatic life event a year ago and we also aimed to discuss a possible common genetic etiology which may cause this comorbidity
A common possible genetic etiology in trichotillomania and posttraumatic stress disorder comorbidity: a case report
Trikotillomani (TTM) yineleyen saç yolma davranisi ile karakterize, travmatik olaylarla tetiklenebilen bir psikiyatrik bozukluktur. TTM hastalarinda travma sonrasi stres bozuklugu (TSSB) görülme sikligi normal insanlara göre anlamli derecede yüksektir. Serotonerjik sistem, dopaminerjik sistem ve hipotalamo-hipofiz-adrenal (HPA) aks genlerinin TSSB ve TTM hastaliginin es zamanli meydana gelmesi ile iliskili olabilecegi tahmin edilmektedir. Literatürde özellikle 5HT-2A serotonerjik sistem gen polimorfizminin, travma sonrasi stres bozuklugu ve trikotillomaninin etiyolojisinde ortak olasi genetik temel olarak önemli rol oynayabilecegi görülmekle birlikte, uygulamada da tedavide 5HT-2A reseptörü üzerine etkili ajanlar tercih edildiginde olumlu sonuçlarin alindigi görülmektedir. Bu olgu sunumunda da, bir yil önce ugradigi travmatik bir yasanti sonucunda gelisen TSSB ve buna eslik eden TTM’si olan 20 yasindaki erkek hasta, mevcut komorbiditeye neden olabilecek altta yatan olasi ortak genetik etiyolojinin isiginda ele alinmistir.