Dergi Ara >>
Yıl:2011; Cilt: 4; Sayı: 3>> Özet
Türkiye Klinikleri Psikiyatri Özel Dergisi; 2011;4(3):19-23
Annelik ve Stresi
MD Varkal, R Yavuz
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, İstanbul
'a nnelik stresi? anneliğe geçiş dönemi boyunca süren, kadında fiziksel, sosyal ve duygulanımsal değişikliklerin olduğu ?psikolojik stresten? farklı ve kendi başına tanımlanmayı hak eden ayrı bir fenomen olarak değerlendirilmektedir. Annelik stresinin, bebeğin fizyolojisini özellikle de strese yanıtın temel belirleyicisi olan nöroendokrin sistemin düzenlenmesindeki rolü bilinmektedir. Yüksek annelik stresi ya da anksiyetenin anne-çocuk etkileşimini bozduğu ve bebeğin mizaç ve kognisyonunun gelişimi üzerine olumsuz sonuçları olduğu ifade edilmiştir. Preterm bebeğe sahip olmak ebeveynliğe geçişi zorlaşmaktadır. Umulan zamandan önce ya da sonra ilk defa anne olunan durumlarda psikolojik stresin arttığı düşünülmektedir. Henüz anne olanların iş hayatına katılma gerekliliği annelik stresini artırmakta ve bebeğin anne sütü ile beslenme oranı ve emzirme süresinde azalmaya yol açmaktadır.
Motherhood and its Stress
?Motherhood stress? is distinct a phenomenon that justifies to be identified which is different from ?psychological stress? that lasts during transition to motherhood which has physical, social and emotional changes. The influences of motherhood stress in infant particularly on the regulation of neuroendocrin system which is the determinant of response to stress. High motherhood stress or anxiety is said to impair the interaction between mother-infant and to have negative outcomes on temperament and cognitive development of the infant. Having a preterm baby may obscure to transit to parenthood. Psychological stress considered to be increased in the situations of the earlier or later than expected time of first motherhood. The need to work in recent mothers might increase the motherhood stress and might lead to decrease the ratio and the duration of breast feeding.