Dergi Ara >>
Yıl:2015; Cilt: 8; Sayı: 3>> Özet
Türkiye Klinikleri Psikiyatri Özel Dergisi; 2015;8(3):61-66
Sosyal Anksiyete Bozukluğunun Psikofarmakolojik ve Psikoterapötik Tedavisi
N Dilbaz, AE Yalçın
Üsküdar Üniversitesi, İstanbul
Sosyal anksiyete bozukluğu (SAB) sık görülen ve işlevselliği bozan bir hastalıktır. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri ve venlafaksin, SAB ve sık eşlik eden eştanıların tedavisindeki etkinlikleri, tolere edilebilirlikleri ve güvenli olmaları açısından birçok hasta için ilk basamak tedavi olarak değerlendirilmelidir. Tedaviyi 12-20 haftadan kısa sürede bırakanlarda devam edenlere kıyasla relaps daha fazla görünse de tedavinin optimal süresine ilişkin bilgimiz sınırlıdır. Bilişsel davranışçı psikoterapi SAB'ın farmakolojik tedavisine dirençli kişiler için yardımcı olabileceği gibi alternatif bir ilk basamak seçenek olduğu iyi şekilde gösterilen bir tedavidir. Kişilerarası terapi, psikodinamik terapi ile kararlılık ve kabul terapileri de SAB'da çalışılmış tedavilerdir.
Psychopharmacology and Psychotherapy in Social Anxiety Disorder
Social anxiety disorder (SAD) is a highly prevalent and often disabling disorder. Selective serotonin reuptake inhibitors (SSRIs) and venlafaxine should be considered the first-line treatment for most patients based on their efficacy for SAD and common co-morbid disorders, tolerability and safety. Less information is available regarding the optimal length of treatment, although individuals who discontinue treatment after 12-20 week appear more likely to relapse than those who continue on medication. Cognitive-behavioural psychotherapy is a well-established alternative first line therapy that may also be a helpful adjunct in non-responders to pharmacological treatment of SAD. Interpersonal psychotherapy, psychodynamic therapy and acceptance and commitment therapy were also studied treatments in social anxiety disorder.