Dergi Ara >>
Yıl:2020; Cilt: 21; Sayı: 1>> Özet
TAM METİN
Anadolu Psikiyatri Dergisi; 2020;21(1):77-86
Akran zorbalığı ile aile duygu dışa vurumuve psikopatoloji arasındaki ilişki
N Gür, Ş Eray, İ Makinecioğlu, D Sığırlı, AP Vural
Uludağ Üniversitesi, Bursa
Amaç: Bu çalışmadaki amaç erişkin kimliğinin şekilleneceği ergenlik döneminde akran zorbalığı yaygınlığını, eşlik eden risk etkenlerini ve akran zorbalığı ile duygu dışavurumu arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem: Bursa ili ilköğretim 5. 6. 7. ve 8. sınıfta okuyan ve basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilmiş öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Olweus Öğrenciler için Akran Zorbalığı Anketi, Güçler ve Güçlükler Anketi ve Kısaltılmış Duygu Dışavurum Ölçeği uygulanmıştır. Örneklem akran zorbalığına uğramayan/uygulamayan, kurban, zorba ve zorba/kurban olarak dört gruba ayrılarak incelenmşitir. Bulgular: Çalışmamızda ilköğretim ikinci kademe öğrencileri arasında zorbalık davranışının yaygınlığı %47 (kurban %31.4, zorba %4.6, zorba/kurban %11) olarak bulunmuştur. Çalışma grupları ölçek alt boyutları açısından karşılaştırıldığında davranış sorunları ve duygusal sorunlar hem zorba, hem de kurban olan grupta anlamlı olarak yüksekken, olumlu kişiler arası ilişkiler olarak adlandırılan prososyal davranışlar iki grupta da anlamlı olarak düşük saptanmıştır. Bununla birlikte, kurban veya zorba olan ergenlerin olmayan akranlarına göre ailelerini istatistiksel yönden anlamlı düzeyde duygusal olarak daha az destekleyici ve müdahaleci algıladıkları bulunmuştur. Gruplar arasında dikkat eksikliği, akran problemleri ve ailenin sinirli algılanması açısından fark saptanmamıştır. Aile ikliminin müdahaleci olarak algılanması kurban olmayı 1.04 kat, zorba/kurban olmayı 1.08 kat artırmaktadır. Bununla birlikte duygusal destek yokluğu 1.03 kat zorba/kurban olmayı artırmaktadır. Tartışma: Çalışmamızda algılanan aile ikliminin ve duygusal-davranışsal sorunların akran zorbalığı üzerine etkisi incelenmiştir. Akran zorbalığına zorba, kurban veya her iki şekilde dahil olmanın duygusal-davranışsal sorunlarla belirgin olarak ilişkili olduğu ve akran zorbalığında aile ikliminin önemli olduğu görülmüştür. (Anadolu Psikiyatri Derg 2020; 21(1):77- 86)
The relationship of peer bullying with familialexpressed emotion and psychopathology
Objective: The aim of this study was to investigate the prevalence of peer bullying among the adolescents, determine the risk factors of PB and determine the relationship between peer bullying and psychiatric symptoms and expressed emotion. Methods: The sample of the study consisted of 5th, 6th, 7th, and 8th grade students, and the students who were selected with simple random sampling method were divided into four groups as the victim, bully, bully/victim and no peer bullying. In the study, a Personal Information Form, Olweus Bullying Questionnaire, Strength and Difficulties Questionnaire and Shortened Expressed Emotion Scale were used as data collection tools. Results: Prevalence of peer bullying of secondary school was found to be %47 (31.4% victim, 4.6% bully, 11% bully/victim). When the study groups were compared in terms of subscales, behavioral problems and emotional problems were significantly higher in both the bully and the victim groups, while prosocial behaviors were found tobe significantly less in these two groups. However, teenagers, who were a victim or a bully, were found to perceive their families significantly less emotionally supportive and intrusive compared to their peers who were not a victim or a bully. The perception of the family as intrusive increased the chances of being a victim by 1.04 times and a victim/bully by 1.08 times. The lack of emotional support increased the chances of being a bully/victim by 1.03 times. Conclusion: Our study reveals that there is a relationship between emotional-behavioural problems and peer bullying. It has been found that being part of bully, victim or both forms of peer bullying is significantly related to psychopathology. The findings showed the importance of family climate in peer bullying. (Anatolian Journal of Psychiatry 2020; 21(1):77-86)