Dergi Ara >>
Yıl:2019; Cilt: 20; Sayı: 1>> Özet
TAM METİN
Anadolu Psikiyatri Dergisi; 2019;20(1):13-19
Şizofreni gelişiminde G-protein östrojen reseptör geni (GPR30) polimorfizminin rolü var mıdır?
ME Özen, M Dikmen, D Tap, Ö Sinan, MB Yılmaz, MU Küçük
Özel Adana Hastanesi, Adana
Amaç: Şizofreni, toplumun yaklaşık %1'ini etkileyen karmaşık bir nöropsikiyatrik bozukluktur. Bu bozukluğun etiyolojisi ve tedavisinde östrojenler önemli bir rol oynayabilir. Etkisini bir östrojen bir reseptörü tarafından etki yaratır. GPR30, klasik östrojen reseptörlerinden (ER𝛼𝛼 ve ER𝛽𝛽) farklı bir alternatif G protein-bağlı reseptördür. Türk popülasyonunda GPR30 geni SNP rs3808350 polimorfizmi ile gonadal hormon (östrojen ve testosteron) düzeyleri ve şizofreni gelişimi arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Toplam 117 şizofreni hastası ve 123 kontrol hastası Real-Time PCR yöntemiyle genotiplendirildi. Sonuçlar: Hasta grubu kontrol grubuyla karşılaştırıldığında SNP genotip ve alel sıklıkları açısından anlamlı farklılıklar görülmedi. Ancak, hasta grubunda kontrole göre AA+AG genotip sıklığında bir anlamlı bir azalma görüldü. Bununla birlikte, östrojen ve testosteron açısından anlamlı farklılıklar vardı. Hasta grubunda östrojen ve testosteron düzeyleri kontrol grubundan daha düşüktü. Tartışma: Bu çalışma, şizofreni hastalarında GPR30 geni SNP rs3808350'nin alel ve genotip frekanslarını inceleyen ilk çalışmadır. Gen polimorfizminin etkilerinin popülasyondan popülasyona farklılık göstermesi nedeniyle, GPR30 geni SNP rs3808350'nin şizofrenideki rolünün farklı ve daha geniş popülasyonlarda araştırılması önerilebilir. (
Is there any role of G-protein estrogen receptor gene (GPR30) polymorphism in development of schizophrenia?
Objectives: Schizophrenia is a complex neuropsychiatric disorder that affects approximately 1% of the population. Estrogens may play an important role in the etiology and treatment of this disorder. They mediate effect by either estrogen receptors. GPR30 is an alternative G protein-coupled receptor distinct from the classical estrogen receptors (ER???? and ER????). We aimed to investigate the association between GPR30 gene SNP rs3808350 and gonadal hormone (estrogen and testosterone) levels, and their association with development of schizophrenia, in a Turkish population. Methods: A total 117 schizophrenia patients and 123 control individuals were genotyped with method Real-Time PCR. Results: In the comparison of the patients and the control group with regard to the SNP genotype and allele frequencies did not show significant differences. However, there was a significant decrease in the presence of AA+AG genotypes in the patient group. There were significant differences in terms of estrogen, testosterone. In the patient group, estrogen and testosterone levels were lower than the control group. Conclusions: This is the first study examining allele and genotype frequencies of GPR30 gene SNP rs3808350 in schizophrenia patients. Because of effects of gene polymorphisms may differ in the population from the population, we may suggest that role of GPR30 gene SNP rs3808350 in development of schizophrenia must be investigated in different and wider populations